Albert Camus — 1. Defter (Ocak 36)
11 Haziran 2024, Salı
Pencerenin öte yanındaki şu bahçenin, yalnızca duvarlarını görüyorum. Ve ışığın aktığı şu birkaç yaprak. Daha yukarıda, yine yapraklar. Daha yukarıda, güneş. Ve dışanda hissedilen bu neşeli havadan, dünyaya yayılan tüm bu sevinçten, yaprakların beyaz perdelerin üstünde oynaşan gölgelerini fark edebiliyorum yalnızca. Beş güneş ışını da, odaya kuru otların yanık kokusunu akıtıyor ısrarla. Bir esinti, ve
- Published in Edebiyat
No Comments
Tanıdığımı Sandığım Adam
09 Mayıs 2024, Perşembe
Babamın nefesi durduğunda, dudaklarının arasından hava üfleyerek ciğerlerini yeniden çalıştırmayı denedim. Sonra ona sarıldım. Annem ve kız kardeşim de sarıldılar. Kız kardeşimle annemin ağladığını duyabiliyordum ve sonra kendimi de duydum. Cenaze evinin görevlisi geldiğinde yatağın ucunda ayakta duruyorduk. Yüzlerin üçü de gözyaşıyla ıslanmıştı. Babam, bir bacağındaki yeni yapılmış beyaz alçı dışında çıplaktı. Hafta başında kötü
- Published in Edebiyat
Susan Sontag: Bilinç Tene Kuşanınca — Günlükler, 1964 – 1980
20 Nisan 2024, Cumartesi
Susan Sontag’ın 1964-80 yılları arasında, otuzlu-kırklı yaşları boyunca tuttuğu günlükleri içeriyor. Sontag’ın ölümünden sonra bu metinleri yayına hazırlayan oğlu David Rieff “bu cildin –özellikle annemin eğitimi, olgunluğa erişmesi anlamında, siyasal bir bildungsroman olduğunu da söylemek mümkün,” diyor ve devam ediyor: ÖNSÖZ 1990’ların başında annem bir otobiyografi yazma fikrini zihninde evirip çeviriyordu. Yazılarında kendisini anlatmaktan hoşlanmadığından
- Published in Edebiyat
Jacob Needleman: Anlam Arayışımız Üzerine
05 Şubat 2024, Pazartesi
Artan aciliyet ve boğucu zaman kaygısının hakim olduğu bir kültürde, hayatımızın özünden çekildiğimizi hissetmemiz şaşılacak bir şey değil.
- Published in Edebiyat
Beatriz Sarlo, Geçmiş Zaman: Bellek Kültürü ve Özneye Dönüş Üzerine Bir Tartışma
10 Ocak 2024, Çarşamba
GEÇMİŞ, HER ZAMAN tartışmalıdır. Geçmişe gönderme yapma yetkisini bellek ve tarih aralarında paylaşamazlar. Çünkü tarih anılara her zaman güvenemez, bellekse hatırlama haklarını (yaşam, adalet, öznellik hakları) merkeze almayan bir yeniden inşadan kuşku duyar. Geçmiş üzerine bu iki bakış açısı arasında kolay bir anlaşma sağlanabileceğini düşünmek iyimser bir istek, hatta bir klişedir. Geçmiş, kamusal ya da
- Published in Diğer şeyler, Edebiyat
Jean Baudrillard, Baştan Çıkarma Üzerine: Porno-Stereo
03 Ocak 2024, Çarşamba
Beni odana götür ve düz. Senin sözcük dağarcığında insanda arzu yaratan tarifsiz bir şeyler var. Philip Dick, Le Bal des Schizos Turning everything into reality Jimmy Cliff Gözaldatım, gerçek uzamın bir boyutunu yok eder ve onu baştan çıkarıcı hale getirir. Oysa tam tersine porno, cinselin uzamına bir boyut ekleyerek onu gerçek anlamda daha gerçek hale
- Published in Edebiyat
Antagonistik İşbirliğinin Gücü: Albert Murray, Kahramanlık ve Hikaye Anlatıcılığının Bozulmuş Kültürel Mitolojimizi Nasıl Kurtaracağı Üzerine…
17 Aralık 2023, Pazar
James Baldwin 1962’de “Yaratıcı süreç ve sanatçının topluma karşı sorumluluğu üzerine” adlı yazısında, “Bir toplum istikrarlı olduğunu varsaymalıdır, ancak sanatçı bilmeli ve bilmemize izin vermelidir ki cennetin altında istikrarlı hiçbir şey yoktur,” diye yazmıştır. Iris Murdoch ise bundan on yıl sonra, edebiyatı hakikatin bir aracı, sanatı da direnişin bir gücü olarak görüyor ve “zorbalar sanattan
- Published in Edebiyat
Tomris Uyar: Aşk ve Sevda Üzerine Çeşitlemeler
12 Kasım 2023, Pazar
Çağımızda aşk nedir, ne değildir? Bir sürü kavramı toparlarken dağıtıyoruz ister istemez. Ama aşk konusunda bu tür tanımlara kalkışınca işler daha bir sarpa sarıyor. Öyle ki “günümüzde aşk” deyince, gülmek geliyor içimizden. Neden? Galiba yıllar yılı “tek tip” bir aşk düşündüğümüzden. Aşkın mekânını, zamanını, onu yaşayanların sınıfsal özelliklerini hesaba katmadan “aşk”ı yücelttiğimizden. Eski Yunan’da aşk,
- Published in Edebiyat
Søren Kierkegaard —Regine’ye Mektuplar
12 Kasım 2023, Pazar
Regine’m! Mektup bekliyordun benden, bugün tam üç hafta oldu, bense yazmadım. İyi ama bu mektubu kime güvenip emanet edebilirdim ki? “Pınardaki Kemancı” şiirini anımsarsın. Büyük güzellikler içerir; benim de özellikle hoşuma giden şey şairin yalnızca “ormanın çevik dansçıları”na, balığa, kuşa, fareye güveniyor oİması. Çok iyi biliyorum, bütün bunlar şiirin içinde bulunmuyor ve eğer şu ya
- Published in Edebiyat









