Mükemmelliğin gelişiminde etkisi olan ebeveyn sevgisinin besleyici gücü üzerine yazılmış cesaretlendirici bir kitap. 1869’un son gününde, akşamüstü saat 8’de, Fransa’nın kuzeyinde gri bir dokuma fabrikası bulunan kasabanın, çatısı su sızdıran, harap olmuş iki odalı bir evinde Henri adında küçük bir çocuk dünyaya geldi. Maddi yönden çok fazla şeye sahip değildi, fakat belki de bir çocuğun
“Matematik bilimi” der Ada Lovelace hayal gücünün doğasını tartışırken, “varlıklar arasındaki görülemeyen ilişkilerin dilidir.” Çok az insan bu dilde, 1960ların hücresel otomatı, Hayat Oyunu’nun icadıyla ünlenen, çığır açan İngiliz matematikçi John Horton Conway kadar ustalaşmış ve Lovelace’in “şiirsel bilimine” dönüştürebilmiştir. Yılın en iyi bilim kitaplarına hoş bir ilave olan Siobhan Roberts‘ın Oyundaki Deha: John Horton

Sanki Burada Değilim (Sait Faik)

Artık kendimden kurtulmuşum,Kırmışım zincirimi.Şimdi karadayız, şarkılar söylüyorKarayel telefon tellerinde.Bir taka geçiyor uzaklardanYeni şeyler söylerim, yeni şeyler.Yıldızlar, İstanbul’un ince bir minaresi,Kâğıthelvası, maltaeriği, kahve, cıgara, çukulata.Yeni günler geldi günlerimePerşembeler, pazarlar.Coşuyorsam gün olur,Gün olur gülüyorsam,Bunlar çocukluk değil, değil arkadaşım,Bunlar kırk yaşında başlayan bir lamba aydınlığı.Burgaz iskelesinde bir kahvede oturup düşünüyorum. Doğrusu seviniyorum.Vapurlara bakıyorum,İskeleye, konuşanlara bakıyorum,Sanki burda değilim. SAİT
James Joyce’un kakaosu, Ernest Hemingway’in sosisi, Gertrude Stein’ın güveçte tavşanı ve daha fazlası. Edebiyat, sanat ve mutfağın birleşimi olan Artists’ and Writers’ Cookbook (Sanatçıların ve Yazarların Yemek Kitabı), Modern Art Cookbook (Modern Sanat Yemek Kitabı), Roald Dahl‘ın çocuk kitaplarındaki gerçek yemek tarifleri, Salvador Dali‘nin erotik gastronomisi, Andy Warhol‘ın az bilinen, görselli yemek tarifleri ve Dinah
Size bir kez iyilik yapmış olan kişi, diğer bir iyiliği de yapmaya, sizin zorladığınız kişiden çok daha fazla meyilli olacaktır. “Bizler dışarıya gözüktüğümüz gibiyizdir,” diyor Kurt Vonnegut, “o yüzden nasıl gözüktüğümüze dikkat etmeliyiz.” Fakat zihinlerimizin bizi yanıltabileceğini hesaba katarsak; nasıl gözüktüğümüzü fark etmezsek eğer – o zaman kim oluruz? Bu konu David McRaney tarafından You
Gerçeği söylemek gerekirse, tarifsiz yalnızlıklar içinde yaşayıp gidiyoruz, özellikle en derin ve en önemli konularda hepsinden çok büyüyor yalnızlığımız.(s.14) Bir süre bu kitaplarda yaşayın, içlerinde öğrenmeye değer göreceğiniz ne varsa öğrenin hepsini, ama her şeyden önce onları sevin. Bin kat karşılığını göreceksiniz bu sevginin; yaşamınız ilerde nasıl bir akış izlerse izlesin, kesinlikle şuna inanıyorum ki,
Etkiler ve tepkilerin bu müthiş zincirinde, tek bir unsur bile bir başına sayılamaz. Hiçbir düşünür evrenin (birbirine) şaşırtıcı bağlılığını, doğal dünyanın dolaşık ve birbiriyle sürekli bir iletişim halinde bulunan unsurlardan oluştuğu fikrini öne süren Prusyalı doğa bilimci, kaşif ve coğrafyacı Alexander von Humboldt‘dan (14 Eylül 1769 – 6 Mayıs 1859) daha derinlemesine şekillendirememiştir -zamanının yüzyıl

Boris Vian – Kızıl Ot

…ama biliyor musunuz Bay Brul, çocuklara on altı yıl süren bir alışkanlıklar düzenliği dayatmak alçaklıktır. Zaman çarpıtılıyor Bay Brul. Gerçek zaman mekanik değildir, hepsi birbirine eşit saatlere bölünmez… Her sabah 7de kalkın, öğlen yemek yiyin, dokuzda yatın. Asla kendinize ait bir geceniz olmayacak ve denizin alçalmayı bırakıp durduğu, yükselmeden önce gece ve gündüzün birbirine karışarak
Ben şimdi böyle yapıyorum. Tertemiz bir şehirde, asfalt caddeler üstünde, dibinden metrolar geçen, üstünden kolosal otobüsler uçan, muazzam, eğlenceli bir şehirde, seninle yaşamak istiyorum. Yazılarım bize yaşamak için lazım olanı getiriyor. Büyük kahvelerde çay içiyor, temiz lokantalarda kolalı peşkirlerle yemek yiyor, latif rayihalı şaraplar içiyor, tertemiz bir yatakta seni kollarımın arasına alıyor, sana: – Bütün
Dans, müzik… – sade hayatlarımızda sakince uyumakta olan – bazı vahşi içgüdüleri uyandırır, yüzyılların uygarlığını bir saniyede unutursunuz ve sizi odada delicesine döndüren bu garip tutkuya karşı koyamazsınız. Helen Keller, ilk dans deneyimi üzerine “Ah, ne kadar mükemmel! Ne kadar da zihine benziyor!” demişti. Edna St. Vincent Millay arkadaşına yazdığı bir mektupta “Tatlı Efendimiz İlham