Ernst Gombrich: Sanatın Öyküsü (1995)
29 Aralık 2017, Cuma
Ernst Gombrich’in yazdığı Sanatın Öyküsü on altıncı baskısını yapmış durumda. İlkel mağara resimlerinden günümüzün deneysel sanatına dek sanat mefhumuna giriş açısından rakipsiz bir eserdir bu kitap. Sanat dalında dünyanın en çok satan bu kitabı ilk kez 1950’de yayımlandı ve 24 dile çevrildi. Kariyerinin büyük bölümünü Londra’daki Warburg Enstitüsü’nde geçiren Gombrich yirmiden fazla kitap yazdı ve
No Comments
Avusturyalı Sanatçı Lisbeth Zwerger’in Grimm Masalları Çizimleri
28 Aralık 2017, Perşembe
Dileklerin hala gerçekleşebildiği zamanlar… Pek az öykü kalıcılık ve popülerlik bakımından Grimm Kardeşler’in derledikleri masalları geçebilmiştir. Jacob ve Wilhelm’in yirmili yaşlarında yazdıkları eserlerinin orijinal baskısındaki çizimler, iki yüzyıl boyunca Maurice Sendak’ın şaheser sayılabilecek Grimm yorumuna, David Hockney’in vinyetlerine, Neil Gaiman’ın hipnotize eden Hansel ve Gretel yorumu ve Shaun Tan’ın heykel yorumları gibi eserlere ilham kaynağı
- Published in Görsel Sanatlar
Kitap Okuyan Bir İnsan Dünyadaki Düzenin İşaretidir
25 Aralık 2017, Pazartesi
Marjinal var oluşumuzda; sürekli dinleme eğilimi gösterdiğimiz o büyük gariplikten, içimizdeki sesten başka ne vardır? Eğer şanslıysanız hayatınızda birkaç kez, yazılarında eve dönme hissi gibi bir his, manevi bir kucaklaşma hissettiğiniz bir yazara denk gelmişsinizdir. Bana göre, bu türden bir hissi yaratabilecek olan az miktarda yazar vardır – Virginia Woolf, Ursula K. Le Guin, Italo
- Published in Edebiyat
Tomris Uyar – Yazım Süreci Üzerine
24 Aralık 2017, Pazar
Tomris Uyar’ın 1994 yılında katıldığı radyo programında nasıl çalıştığına ilişkin bir soruyu yanıtlıyor. Yazım sürecine ilişkin kısa sohbetin ses kaydı.
- Published in Blog, Diğer şeyler, Edebiyat
Irvin D. Yalom – Nietzsche Ağladığında
21 Aralık 2017, Perşembe
Yaşamımın bir niçini var, nasılına da tahammül gösterecek güce sahibim. Kutsal olan hakikat değil, kişinin kendi hakikati için çıktığı arayıştır! Kendi kendini sorgulamaktan daha kutsal bir şey olabilir mi? Kimilerine göre benim felsefi çalışmalarım kaygan bir zemine oturtulmuş: Görüşlerimde sürekli kaymalar oluyormuş. Ama kaya gibi sağlam bir sözüm var: Neysen o ol. Hakikat olmadan kişi
- Published in Blog, Diğer şeyler, Edebiyat
Joseph Conrad’dan Sanat ve “İyi Bir Yazarın Özellikleri” üzerine
18 Aralık 2017, Pazartesi
Tüm yaratıcı sanat büyülüdür, insanoğlunun eğitimi için, görülmezin inandırıcı, aydınlatıcı, tanıdık ve şaşırtıcı bir çağrışımıdır. 1905’te, Karanlığın Yüreği‘nin yayınından altı yıl sonra, Joseph Conrad (3 Aralık 1857- 3 Ağustos 1924) “Henry James: Bir Teşekkür” adlı, Conrad’ın tamamen harika bir koleksiyonu olan Hayat Üzerine Notlar ve Mektuplar’ına eklenen güzel bir makale yazmıştır. Edebiyat tarihindeki en hoş
- Published in Edebiyat
Margaret Atwood; “Edebiyatın Kadın Problemi” üzerine
13 Aralık 2017, Çarşamba
Hiçbir erkek yazardan bir panelde oturup erkek bir yazarın özel problemlerinden bahsetmesi istenmez. Wikipedia’nın “Amerikalı kadın yazarlar” adı altında ayrı bir kategori açıp, kadın yazarları “Amerikan yazarlar” başlığından çıkarması ile gerçekleştirdiği cinsel ayrımcılık akıllara Margaret Atwood‘un 1998 antolojisi olan (cinsiyet soyutlanması gerçekleştiren) Women Writers at Work: The Paris Review Interviews (Kadın Yazarlar İş Başına: Paris
- Published in Edebiyat
Emil Michel Cioran: Her Şey Ne Kadar Da Uzak! (Ümitsizliğin Doruklarında)
11 Aralık 2017, Pazartesi
Bu dünyada neden bir şeyler yapmamız gerektiğini, neden dostluklar kurmak, arzular, umutlar ve hayaller sahibi olmak zorunda kaldığımızı anlamıyorum. Hiçbir karmaşanın ve hengâmenin olmadığı dünyanın uzak bir köşesine çekilmek daha iyi olmaz mıydı? Böylece medeniyetten ve ihtiraslardan elimizi eteğimizi çekebilirdik; her şeyi yitirir ve hiçbir şey kazanmamış olurduk. Zaten bu dünyadan kazanılacak ne var ki?
- Published in Blog, Diğer şeyler, Edebiyat
Ortega y Gasset – İnsan ve ‘Herkes’
08 Aralık 2017, Cuma
Bu akşam birimizin aklına esse de, başına bir miğfer oturtup, sırtına bir zırh geçirip, elinde mızrakla kentte dolaşmaya çıksa, büyük bir olasılıkla geceyi geçireceği yer tımarhane ya da karakol olur. Neden? Geleneğimiz, göreneğimiz öyle değildir de ondan. Buna karşılık, aynı şeyi bir karnaval günü yaparsa en güzel kıyafet ödülünü kazanması işten bile değildir. Neden? Çünkü
- Published in Blog, Diğer şeyler, Edebiyat








