Samuel Beckett, Hiç İçin Metinler (s. 10-11)
18 Nisan 2021, Pazar
Mezarlıklar kötü şeyler çağrıştırmıyor bende, hava almam gerektiğinde, başka yerlerden daha çok, orada hava almayı yeğliyorum. Birbirine karışmış toprak ve çimen kokuları hiç de kötü gelmiyor burnuma, belki biraz mayhoş, biraz yapışkan ama canlıların ayak, diş, koltuk altı, kıç, kaygan penis uçları ve düş kırıklığına uğramış yumurtalıklarından yayılanlara oranla kat kat güzel bence. Babamın kalıntıları
- Published in Edebiyat
No Comments
Sigmund Freud’un Cinsel Tekbenciliği (*)
14 Nisan 2021, Çarşamba
B. FRIEDAN’dan çeviren: Doç. Dr. Mine Tan Her şeyin Sigmund Freud’la başladığını söylemek biraz yanlış olur. Gerçekte Amerika’da bu iş 1940’lardaki tam anlamıyla başlamamıştı. Kaldı ki bu başlangıç da daha çok bir sonucun engellenmesi niteliğini taşıyordu. Kadınların hayvan olduğu, biraz aşağılık insanlar olduğu, erkek gibi düşünme yeteneği bulunmadığı, erkekleri doğurmak ve onlara, hizmet etmek için
- Published in Edebiyat
Nilüfer Problemi ya da Oruç Aruoba’ya Mektup
12 Nisan 2021, Pazartesi
Karşılaştırmalı Doğu/Batı Edebiyatı dersi vermeye gittiğim Las Vegas’tan attığım kartta da söylediğim gibi, Amerika’ya giderken yanıma aldığım kitaplardan biri de sizin Hani’nizdi. Oruç hocam, pos bıyığına yandığım, kitabınızın en çok okuduğum sayfası “Sevgili Yusuf’a: O, anlar…” diye 22 Mayıs 1994’de imzaladığınız ilk sayfası. Ben de anladığımı kanıtlamak için karalayıp duruyorum kitabınızı. Ne zevk! Ergo sum.
- Published in Edebiyat
“Stephen Pamuk ve/ya da Orhan King” (Oruç Aruoba, 2001)
13 Mart 2021, Cumartesi
Yanlış bir dille doğru bir cümle kurulmaz. Romansa (ne yazık ki) cümlelerden oluşur.Ferit Edgü, Yeni Ders Notları, s.162 ‘Popüler’ olan, dolayısıyla ‘çok satan’ kitapları, ilkece, okumam — isterseniz ‘elitizm’ deyin; ama, ilkin şu ‘best-seller’ deyimi itici benim için: Düz anlamıyla, “en iyi-satar” diye çevirirsek, bu iki nitelemenin yanyana bulunmasının, tarih boyunca —yalnızca edebiyat alanında da
- Published in Diğer şeyler, Edebiyat
Benim Gözümle Tezer Özlü (1942-1986)
01 Mart 2021, Pazartesi
Akıl ve çılgınlık arasındaki ufak, yıldırım hızına sahip atlayışı sözcüklerle nasıl anlatabilirim. Beyin, düşünce kendini özgürleştiriyor, fırlıyor, bir roket gibi evrene, boşluğa, sonsuz boşluğa. Onunla birlikte gövde de. Ya da gövde kalıyor da, düşünce gövdeyi koparıp sonsuz boşluğa doğru uçmaya başlıyor… Son Aşk Çengelköy’de deniz kıyısında, caminin avlusunda o bildik yüzyıllık çınarın dibindeyiz. Ana gövde
- Published in Diğer şeyler, Edebiyat
Sertel’lerin Anılarında Nâzım Hikmet ve Babıâli kitabından “Sabahattin Ali” hadisesi
25 Şubat 2021, Perşembe
1924’lerde eşim Zekeriya Sertel’le birlikte “Resimli Ay” adında bir fikir ve kültür dergisi yayımlıyorduk. “Resimli Ay” o dönemde ileri fikirleri savunan tek dergi idi. Yazarları arasında Nâzım Hikmet, Kemal Tahir, Sadri Etem, Cevat Şakir gibi ilerici yazarlar vardı. Bir gün yazı odasına kısa boylu, tıknaz, gözlüklerinin altında gözleri pırıl pırıl yanan bir genç girdi. Bu,
- Published in Edebiyat
Sabahattin Ali nasıl öldürüldü?
25 Şubat 2021, Perşembe
Gazeteci Kemal Bayram’ın kaleme aldığı Sabahattin Ali Olayı adlı kitabın yeni basımında Ali’nin yakın dostları, dönemin siyasetçileri, sanatçı ve yazarlar ile katili ile yapılan röportajlar yer alıyor. Yakın dostlarının ağzından bir yandan Sabahattin Ali’nin hiç bilinmeyen ilginç yanlarını aktarırken, bir yandan da nasıl ve neden öldürüldüğü sorusuna yanıt bulmaya çalışan bu eser, alanıyla ilgili en
- Published in Edebiyat
Ben, belli bir ülkesi olmayan insanlardanım
17 Şubat 2021, Çarşamba
Tezer Özlü oralarda bir yerlerde yüzüne yerleştirdiği titrek gülümseme, sigarasını tutan titrek elleriyle Kafka’yla laflıyor, Kafka’nın omzunun üzerinden Pavese’ye göz kırpıyor. Sonbahar, diğer aylardan çok Eylül ile anılır ya hani. Hazır yapraklar hüzne dökülmeye başlamışken, sabah evden çıkınca yüzümüze vuran serinlik, yanımıza hırka almamız gerektiğini hatırlatmaya başlamışken, Eylül’ün onuna Tezer Özlü’nün doğum günü iliklenmişken onu
- Published in Edebiyat
Sait Faik Abasıyanık, Karanfiller ve Domates Suyu
17 Şubat 2021, Çarşamba
Küçük bir çam ormanı. Vakit sabah. Arı, sinek, kuş sesi. Bir siyah gözlükten görülen yerde ve ağaçlarda güneş parçaları. Sonra uzak, göğün kendi renginden biraz daha koyu kıyılara giden hudutlu bir deniz… İşte böyle bir yerde köyün insanlarını düşünüyorum. Kitaplar, bir zaman bana, insanları sevmek lazım geldiğini, insanları sevince tabiatın, tabiatı sevince dünyanın sevileceğini oradan
- Published in Diğer şeyler, Edebiyat









