tabutmag

  • Forum
  • Edebiyat
  • Görsel Sanatlar
  • Sinema
  • Müzik
  • Tiyatro
  • Diğer Şeyler
  • Arka Oda
    • Siparişler
    • İndirmeler
    • Adres
    • Hesap Detayları
  • No products in cart.

Gülten Akın: Ağır, çok ağır bir dünya

26 Temmuz 2023, Çarşamba / Published in Edebiyat

Gülten Akın: Ağır, çok ağır bir dünya

ÖNSÖZ GİBİ
Ağır, çok ağır bir dünya

1 Ocak. Yabani menekşeler açmış. Kuzey Ege’nin kente uzak, dağlara yakın kıyısında evler insansız. İki yalnız. Kış henüz; kuzey rüzgârları küçük küçük dokunup savaşmada. Şubatı martı bekliyor. Geçen yıllardan biliyorum; site yönetimi sahipsiz kedileri toplattı. İkisi kalmıştı: tekirle, beyaz… Tekirin, sahipsiz bahçelerin birinde, ölüsünü görmüş yardımcım. Beyazsa rengi yüzünden, günden güne kirlenip kararak dolaşıyor. Penceremize çıkıyor, bizi gözlüyor. Ne görüyor? İki yaşlı insan, gazeteler, kitaplar, televizyon, bir kaç duvar resmi, torun fotoğrafları, geriye dönüşler; çoğu kez çocukluğa, gençliğe. Uyuklama, suskunluk, içe kapanma.

Öğleden sonraları yardımcımız gider. Bugün pazar, tatil yapıyor. Hava giderek soğuyor. Kapılar ve perdeler akşamüstü kapatılıyor. Ev, öteki evlere benziyor dışarıdan. Sobayı canlandırıyorum.

Gazetelerden, televizyondan kan damlıyor bir yandan. Öteden yılbaşı kutlamaları. Salt gürültü, salt mutlu gibi yapan insan (Nasıl insan?) kalabalığı. “Çok çiğ çağ” demiş Necatigil Usta. “Çok çiğ çağ” şimdi. Sevinç de eğlence de sahte, bir yüzü bu… Öteki yüzü kavgazan, kıyıcı, savaşlardan savaş beğenen. Öldüren ve ölen, aptalca!

Gece, güzel bir dinginlik başlamalı. Gün kendini değiştiriyor. Ama insan kendini değiştiremiyor. Yılların getirip yüklediği ağırlıklar var; bedende, yürekte. Susmuyor, geri çekilmiyor, dinlenmiyor bir an. Bitkin uyanıyor. Düşler bile aynı, hep aynı. Dar ve kısır yaşamdan olmalı; yaşlılık işte…

Yağmurun kamçısı altında solan, pörsüyen güller… Güneş onları değil yalnız, öteki çiçekleri, çimenleri, çamları da değiştiriyor. Doğa, dünya tüm görkemiyle ışıyor.

Sabah yürüyüşümü yaparken kış serinliğine karşın, bu mucize beni de içine alıyor. Bedenim “Hadi,” diyor, “yaşlılık da neymiş”. Aklımın bir yanı havalanıyor uçurtma gibi, öte yanı ayağını yere sıkı basmış; “Akıllı ol,” diyor, “kışı unutma.” Telefonla konuşuyoruz Ankara’daki, İstanbul’daki dostlarımla. Onlar da kışlarını akıllarında tutuyorlar ama inatları da kavi. “Yaş nedir ki!” diyor biri. “Hayata teşekkür ederim, dünyaya, doğaya teşekkür ederim; soluk alıyorum, düşünüyorum, kimi sözcükleri unutsam da anlatabiliyorum.” Bir doktor, yılların hocası, kaç can kurtarmış, ölümler de görmüş.

Herkes ölüm görüyor, yaşlandıkça sevgili ölülerin sayısı yaşayanları aşıyor. Neyse ki düşlerimiz var. Anılarımız var.

İnci’yi geçen yıl, Aysın’ı on beş gün önce yitirdim. Burada, bir bakıma çekilip uzaklaştığım köşede en yakın iki dostumdu. İnci’yle sanattan, şiirden söz ederdik; resim yapardı. Aysın… Onunla hayata, hayatımıza dair pek çok şeyi paylaşırdık.

Anadolu deyişiyle, “alacası içinde” ne çok insan var. Sahte, çok yüzlü, her ilişkisi için başka bir yüzünü takınan. Çoğunluk öyle olduğuna göre arıza bizde! Bu “arıza” sözcüğünü genç bir doktor hanım kullanıyor.

Pazartesi ve cuma günleri ikinci hayatımı yaşıyorum, dörder saat. Diyaliz, dört yıl oldu. Yeni başladığımda bir genç kız (o da diyaliz hastası) bana öğüt verdi (o on yıllıkmış) “İki hayatınız olmalı. Evdeki sıkıntı, sevinç vb ne varsa eve bırakıp çıkacaksınız. Diyalizde yaşadıklarınızsa özellikle orada kalmalı. Evde evi yaşamalısınız.”

O becermiş, genç olduğu için belki. Ben henüz beceremiyorum. Eve diyaliz sokmuyorum pek de ev hastaneye benimle geliyor. Ev değil yalnız, dışarıdaki her şey.

Ağır, çok ağır bir dünya.

Burhaniye, 2011


Gülten Akın
Beni Sorarsan (2013)

Tagged under: Gülten Akın

What you can read next

Karanlığa Övgü: Eğer gölgeler olmasaydı, güzellikler olmazdı
Tezer Özlü – Bırakılmışlığın Tadı
Proust’tan Arta Kalanlar
Abone Olun
Giriş
Bildir
guest
guest
0 Yorum
Satır içi geri bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
  • Ece Ayhan: Vedha’lardan Birinde6 Şubat 2026
  • Meşe Odununun Kokusu1 Kasım 2025
  • Marguerite Duras: Bir karasineğin yaşamının son dakikaları29 Eylül 2025
  • Aziz Nesin — Kan Yüzüğü27 Eylül 2025
  • C. G. Jung: Geçmişe Bakış17 Ağustos 2025

Kurumsal

Hakkımızda

Künye

Ekibimiz

Yardım

Havale - EFT Bildirimi

Reklam / İş birliği

İletişim

Kategoriler

Edebiyat

Görsel Sanatlar

Sinema

Müzik

Tiyatro

Diğer Şeyler

Yayınlar

Video —yakında!

Ses —yakında!

Podcast —yakında!

Dükkan

Dergi —Gazete

İmzalı Kitaplar

Posterler

Diğer Ürünler

Metin ve görsellerin tamamı, (illustrasyon ve tasarımlar) kaynak gösterilse dahi başka alanlarda kullanılamaz, kopyalanamaz. Yalnızca söz konusu çevirinin ya da taramaların bir kısmını kopyalayabilir ve çevirinin ya da taramanın olduğu sayfaya geri bildirimde bulunabilirsiniz. Tüm soru ve düşünceleriniz için iletişim sayfalarımızdan bizlere ulaşabilirsiniz.

Made with ♥ by TBTCREATIVE © 2024 tabutmag.com

TOP wpDiscuz