Sevgililer Gününün masumiyetini, klasik yolların dışına çıkarak değerlendirmeye çalışarak, bazı tarihi aşk şiirlerine geri dönüp bakıyoruz. “Tarihi” kelimesini bazı örneklerde çok geniş kullandık. Ancak yüzyıllar boyunca, genelde isimsiz kalan şairlerin, insanı kendinden geçiren, erotik dizeleri eski dünyadan kalan en eski edebi örneklerden olmuştur. İşte en ilgi uyandırıcı aşk şiirlerinden bazıları.

Petrarca’nın Laura’ya Aşk Soneleri

1327’de, İtalyan şair Petrarca, Sainte-Claire d’Avignon’daki bir kilise ayinine katıldı ve Laura de Noves’i ilk kez gördü. Laura’nın gerçek kimliği hala merak konusu, ancak kumral saçlı kadın Petrarca’nın ömrü boyunca şiirlerine konu oldu.

Bakarken dingin güneşine hayran hayran gözlerinin
bilirim, oradadır, benimkileri renkten renge sokanın,
ıslatanın, kopar yüreğimden yorgun ruhum uzaklaşır,
sığınmak ister koynuna, adına cennet dediği toprağının.

Shu-Sin’e Aşk Şarkısı

MÖ 2000’li yıllardan kalma bir yazıt olan Shu-Sin’e Aşk Şarkısı dünyanın bilinen en eski aşk şiiri olarak tanınır. “Sümer inancına göre, yılda bir kez aşk ve üreme tanrıçası Inanna’ya tapan bir rahibeyle evlenerek toprağa bereket ve rahme doğurganlık gelmesini sağlamak, hükümdarın kutsal göreviydi,” der Sümer bilimci Samuel Noah Kramer. “Geleneksel tören yılbaşında kutlanır ve ziyafetler, müzik, şarkılar ve dansla eşlik edilirdi. İstanbul’daki bir kil tablete kazınmış olan şiir yüksek ihtimalle Kral Shu-Sin’in bu yılbaşı kutlamalarından birinde seçtiği bir eşi tarafından yazılmıştır.”

Güveyi, kalbimin sevgilisi,
Senin güzelliğin fazladır, bal gibi tatlı
Aslanım, kalbimin sevgilisi,
Senin güzelliğin fazladır, bal gibi tatlı
Büyüledin beni, senin önünde titreyerek durayım,
Güveyi, seni okşayayım,
Büyüledin beni, senin önünde titreyerek durayım,
Aslanım, seni okşayayım.

Ezgiler Ezgisi

Çevirmenler Ariel ve Chana Bloch’tan Kate Bush’tan Toni Morrison’a kadar herkese ilham veren bir şiir hakkında:

Ezgiler Ezgisi genç bir kadın ve sevgilisinin cinsel uyanışı hakkında bir şiir. Zarifçe ima edilen sahneler dizisinde, çift ideal bir manzarada buluşup aşkın zevklerini keşfediyor. Masumiyetten tecrübeye geçiş Cennet hikayesinin de bir konusu, ama orada masumiyetin kayboluşunun getirdiği bir akıbet var. Ezgi aynı sınırın aşılışına bakıp sadece keşfin getirdiği neşeyi görüyor.

Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün!
Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans,
Dökülmüş esans sanki adın,
Kızlar bu yüzden seviyor seni.
Al götür beni, haydi koşalım!
Kral beni odasına götürsün.
Seninle coşup seviniriz,
Aşkını şaraptan çok överiz.
Ne kadar haklılar seni sevmekte!

Çiçek Şarkısı

National Geographic’ten, genel olarak Eski Mısır Şiirleriyle ilgili ilginç bir bilgi:

Mısır şiirlerinde kadınların sesi güçlüydü -anlatıcı olarak veya sevdikleriyle ilgili seçim yapan sevgililer olarak, mesela. Bu güç kadınların Eski Mısır kültüründe, aynı dönemdeki diğer toplumlardan daha yüksek pozisyonlarda olduğunu onaylar, demiştir Wilfong. Bu şiirlerden bazılarını kadınlar yazmış bile olabilir.

Sesini duymak bana nar şarabı gibi
Hayatıma hayat katıyor sesin
Seni her bakışımda görsem
Benim için yemekten
Veya içmekten daha iyi.

Çalınmış Bir Öpücük

Anlaşılan, eserleri sahip olunamayan acımasız kadınlara odaklanan 16. yüzyıl İngiliz şairi Thomas Wyatt “Seversen üzülürsün üzersen sevilirsin” sözüne kulak vermiş. Wyatt’ın Anne Boleyn’in sevgilisi olduğu ve idamını Londra Kalesinde izlediği söyleniyor.

Bir öpücük daha ve hayatım son bulacak
Çünkü ilki kalbimi ağzıma getirdi
Ve bir dahaki bağrımdan alıp koparacak

Idyll XII (Sevgili)

Theocritus pastoral şiirin babası olarak bilinir.

Güneşten yandığında gölgeye kaçan gezgin gibi koşuyorum sana.

Gongyla

Sapfo’nun arkadaşlarına yazdığı şiirlerden biri.

Sabahın nefesi gibi
Denizin meltemi gibi
Güzelliğin beni yeniden vuruyor
Kuzeyin kuvveti görüntünden irkilip
Kutsallığa dönüyor
Kan dolu damarlarım ve bağrım
Arzuyla beni sarsıyor

Catullus 5

Latin şair Catullus, “Lesbia” adıyla bilinen hayatının aşkına birçok eser yazmıştır.

Bin öpücük ver bana, sonra yüz,
sonra bin daha, sonra bir yüz,
hiç durmadan bin öpücük daha ver,
ardından bir yüz daha,
sonra binlerce öpücük olunca,
öyle karışsın ki hepsi hesabı şaşıralım
kem gözlerin değmesin diye nazarı
öpüşlerimizin bu kadar çok olduğunu öğrenince

Amores

Ovid’in Amores’i şairin Corinna adlı metresiyle ilişkisine odaklanan melankolik beyitlerinden oluşan bir kitap. Romalı şair cinsel aşklarını övmekte zaman kaybetmiyor.

Kapı açılır. Corinna girer içeri, yarı düğmelenmiş elbisesiyle,
Saçını toparlamış, o güzel boynu görünüyor.
Düğün gecesindeki Semiramis kadar güzel
Veya birinin yatağındaki Lais.
Yırtıp attım elbiseyi. Karşı koydu biraz eğlenmek için
İnce kıyafetini üzerinde tutmaya çalıştı.
Çabaladık biraz; Ben kazandım!
Karşı koymasına rağmen, o da istemişti kaybetmeyi.
Yerlerde kıyafetler yayılmış. Corinna karşımda çıplak.
Tanrım, nasıl da bir şaheser!

Ali Şîr Nevaî’nin gazelleri

Gazel, “geleneksel olarak melankoli, aşk, özlem, ve metafizik sorular içeren lirik bir şiir türüdür. Gazeller genelde İran, Irak ve Pakistanlı müzisyenler tarafından okunur.” Nevaî, en büyük Özbek şairlerden biri, gazelin de ustasıydı.

Ayağının dibini kirpiklerimle süpürürüm.


Makaleyi hazırlayan:

Çeviren: tabutmag