1606 yılında oldukça yaratıcı bir aradan sonra Shakespeare, şaheserlerinden üçünü kaleme aldı: Kral Lear, Macbeth ve Antonius ve Kleopatra. Peki bu kadar kısa bir süre içerisinde nasıl oldu da böyle başarılı olabildi? Shakespeare uzmanı James Shapiro‘ın yeni kitabı Lear Yılı: 1606 Yılında Shakespearea göre bir dizi politik ve sosyal olay Shakespeare’in özellikle o yıl başarılı olmasında büyük bir rol oynadı. Çünkü zaman kargaşanın, vebaların, halka açık infazların ve – tiyatro oyunlarının – zamanıydı o dönem. Aşağıda Shakespeare’in ürettiği eserler üzerinde etkili olan beş önemli olay ve eserlerini yaratırken içinde bulunduğu ortam özetlenmektedir.

Bir İskoç Kralı neredeyse öldürülecekti.

1605 yılı Guy Fawkes ve işbirlikçi Katoliklerin, yeni kral James’i ve Parlamentosunu tahttan indirmeye çalıştığı ‘Barut Komplosu‘ yılıdır. Kanlı bir gece yaşanmıştır; yenilgiden sonra isyancılar vatan hainliği ile suçlandı ve yargılandılar: asıldılar, ipe geçirildiler, acımasız bir şekilde parçalara ayırıldılar. Shapiro bu olayın krallıkta yarattığı huzursuzluğu, bölünmüşlüğü, acımasızlığı ve yıkımı Lear ve Macbeth’te kralların ve saray adamlarının vahşi kaderlerinde hissedebileceğimizi yazıyor.

Özellikle Macbeth pek çok idam ve kral cinayetleriyle bu vahşi olaydan ilham almışa benziyor.


Elizabeth’in 1603 yılında ölmesi, Kraliçe Kleopatra tasvirinin yeniden ele alınmasını kolaylaştırdı.

Shakespeare’in oyunundan önceki dönemde, Shapiro, Anthony ve Kleopatra’nın İngiltere’de sempatiyle karşılanmadığını yazıyor. Anthony’nin Roma’daki karısı kederler içindeki Octavia, ilginin ve içselleşmenin asıl odağıydı. Shakespeare Julius Caesar‘ın devamını yazmak istemişti; ancak Kleopatra figürünü ölümsüzleştirmek – eninde sonunda İngiltere’nin hüküm süren kraliçesi ile karşılaştırılacak ve benzeştirilecek olduğundan – daha akıllıca bir hareketti. Elizabeth’in ölümünde sonra Shakespeare hikâyeye kavuşamayan âşıklar ve trajedi gibi unsurlar ekleyip hikâyeyi canlandırdı. Böylece İngiltere Kleopatra’yla daha çok bağ kurabilir ve dolayısıyla ona daha çok sempati besleyecek hale gelmişti.


Bir kraliyet soyu neredeyse yok olmuştu.

I. Elizabeth’in ölümü Tudor soyunun sonu anlamına geliyordu, zaten o soyun yerini de I. James ile başlayan Stuartlar aldı.Bakire Kraliçe’nin uzun süren ve göreceli olarak istikrarlı saltanatından sonra, krallık denge sağlamakta zorlanıyordu. Ancak masallarda görülebilecek bir şey olsa da bu, I. James I. Elizabeth’in bedenini mezardan çıkartıp onu kız kardeşinin gömülü olduğu arsaya taşımıştı böylelikle tahta geçecek bir sonraki kişi kendisi olacaktı. Elizabeth’e bunu telafi edebilmek için ise heybetli bir lahit yaptırdı. Kraliyet Ailesi içindeki bu oldukça ilkel çatışma 1606 yılında ortaya konmuş tüm tiyatro oyunlarında, özellikle Lear ve Macbeth’te yer alan şiddetli klan-içi güç çatışmalarında görülebilir. Ama özellikle James’in manevrasına Antony ve Kleopatra’da Octavius lanetlenmiş âşıkları nasıl gömeceğine karar vermeye çalışırkenşahit olunabilir.


Veba geri döndü.

1606 yılında, Londra’da küçük ama oldukça etkili bir veba salgını pek çok kişinin hayatını aldı. Shapiro, Shakespeare’in yaşadığı yere oldukça yakın bir evde neredeyse tüm hane halkının öldüğünü not ediyor. Bu salgınla birlikte genç oğlanlara sırtını dayamış tiyatro topluluklarının sahneden çekilmesi Shakespeare’in kariyerinin dönüm noktası oldu. O ve tiyatro topluluğu ayakta kalmayı başarmıştı. Böylelikle daha fazla üne kavuştu.


Uluslararası bir kraliyet ailesi ziyareti.

1606 yılında Danimarka Kralı Christian, gösteriş ve eğlence için James’i ziyarete gelmişti. Anthony ve Kleopatra’da olduğu gibi apar topar ziyaretler, savurganlıklar ve iki kral arasındaki gerilim o günkü durumu oldukça iyi yansıtmaktaydı. Ancak bu ziyaret bir şeylerin ne kadar değiştirdiğini de apaçık göstermişti. “Anthony ve Kleopatra nostaljik bir tradeji, Elizabeth dönemine dolaylı olarak ne kadar özlem beslendiğinin politik bir ifadesi…”diye yazıyor Saphiro.

Kaydet