Büyük bilgeliğinin yanı sıra, George Orwell 1984 ve Hayvan Çiftliği isimli kitaplarında yazdıklarının bugün yaşanıyor olması, Orwell’i aramızda dolaşan bir kahin yapar mı? Diğer yandan görülüyor ki kehanetleri yalnızca bu kitaplarla sınırlı değil, feminizmin ikinci dalgasından bir yüzyıl önce yazdıklarıyla Lean In (Eviçi emeğe dair bir kitap) dönemine dair mesajlar vermiştir.

Halk kütüphanesinde bulunan George Orwell’in Günlükleri isimli kitap 5 Mart 1936 tarihli bir olaya yer veriyor. Searle ailesini ziyaret ederken – bir süre fakir olarak yaşayıp insanlarla empati kurmayı hedeflediği dönemde misafir olduğu bir aile – Orwell bu insanların doğal edepten ne kadar uzakta olduğunu düşünmüş. Kendisine edebi bir başarı ve yükseliş sağlayan – özellikle eşitsizliğe vurgu yapan – ‘Hayvan Çiftliği’nden yaklaşık olarak bir yüzyıl önce 33 yaşındaki Orwell kültürel yapımızı oluşturan cinsiyetler arası eşitsizlikten duyduğu rahatsızlığı paylaşıyor:

“Searle ailesinin evinde bir akşam bir tartışma yaşadık, çünkü Bayan S. Bulaşıkları yıkarken ona yardım etmek istedim. Evin erkeklerinin hepsi de tabii ki, bunu onaylamadılar. Bayan S ise bu fikrin iyi olduğundan pek emin görünmüyordu.

Kuzeyde işçi sınıfına ait olan erkeklerin kadınlara hiçbir şekilde eviçi işlerde yardım eli uzatmadığını söyledi, (kadınlar tüm ev işlerini yardım almadan yapmak durumundaydılar, erkek işsiz olsa dahi yine rahat bir koltuğa oturan oydu) bu durumu oldukça kanıksamıştı ve bu durumun değişmesi için gerekli bir neden görmüyordu. Bana günümüz kadınların, özellikle daha genç kadınların eğer erkekler onlar için kapıyı dahi tutarsa bundan memnun olacaklarını söyledi. Bugünkü durum pek uygunsuz.

Kadınlar sürekli olarak evde iş yaparken, erkek pratik olarak işsiz ve hiçbir şekilde iş yapmıyor. Buna karşın kadınlar çalışmaya devam ediyor, erkek ise marangozluk ya da bahçecilik dışında hiçbir işe el atmıyor.

Ancak öyle sanıyorum ki her iki cinsiyet de erkeğin elini işe sokmasıyla erkekliğini kaybedeceğini düşünüyor içgüdüsel olarak, özellikle bir Mary Ann olacağını.”


Çev: Hande Karataş