Ernest Hemingway (21 Temmuz 1899–2 Temmuz 1961) egonun yarattığı tehlikelere karşı alınacak önlemlerden kısa ancak mükemmel Nobel Ödülü konuşmasına kadar söyledikleri ve yazdıklarıyla büyük yazarların tavsiyeleri koleksiyonunun genişlemesinde büyük bir paya sahiptir. Ancak onun bilgeliği kendini en çok, kurgusal olmayan bir düzyazı, 1967 tarihli Satır Arası‘ndaki pasajlarda gösteriyor. Hemingway’in eserlerinden, mektuplarından faydalanılarak oluşturulan Hemingway’den, Yazmak Üzerine adlı derlemede Hemingway’in pek çok konu üzerine görüşlerine ulaşılabilir.

Hemingway, tavsiyeleri veren kişinin adını Y. C. koyarak, yazar olmak için can atan ‘fare’ takma isimli bir yazar adayına açık açık şunları yazıyor:

Bir yazar kendini nasıl yetiştirebilir?

Fare

Bugün neler olduğunu iyi gözlemle. Ola ki balık tutmaya gidersen, insanların ne yaptığını görmeye çalış. Balığın sudan yukarı zıplayışını izlemekten zevk alıyorsan, sana bu duyguları yaşatan esas şeyin ne olduğunu hatırlamaya çalış. Suyun yükselen şekilleri mi; balığın damlalar akmaya başlayıncaya dek bir keman yayı gibi daralması mı; yoksa zıpladığında suya bir anda çarpışı ve dalışı mı? Seslerin nasıl olduğunu ve neler söylendiğini iyi hatırla. Sana bu duyguları veren şeyi bulmaya çalış; hangi olay sana bu heyecanı yaşattı. Daha sonra bunları daha açık bir hale getirerek kâğıda aktar, bu şekilde okuyucu da senin gördüğün gibi görecek ve seninle aynı duyguları yaşayacaktır. Bu beş parmak egzersizidir.

Y. C.

Pekâlâ.

Fare

Sonra, bir an için başka birinin zihnine gir. Mesela ben seni azarlıyorsam, bunu yaparken ne düşündüğümü ve bu konuda ne hissettiğini çözmeye çalış. Carlos Juan’a küfrettiğinde, tarafların aslında ne demek istediği üzerine düşün. Kim haklı diye düşünme. Şeyler olmaları gerektiği gibidir. Bir insan olarak sen zaten kim haklı kim değil, biliyorsun. Bir yazar olarak ise, yargılamamalısın. Anlamalısın.

Y. C.

Pekâlâ.

Fare

İyi dinle. İnsanlar konuşurken, iyi dinle. Ne söyleyeceğini düşünme. Çoğu insan dinlemez. Ya da gözlemlemezler. Bir odaya girip çıktığında orada gördüğün her şeyi bilmek durumundasın. Eğer o oda sana herhangi bir duygu yaşattıysa, sana o duyguyu yaşatan asıl şeyin ne olduğunu çözmeye çalışmalısın. Alıştırma olarak bi’ yap bunu. Şehre indiğinde bir tiyatro binasının önünde bekle ve insanların taksilerden, motosikletlerden inerken nasıl farklı göründüklerini izle. Bu alıştırmayı yapmanın yüzlerce yolu var. Daima diğer insanları düşün.

Y. C.


Çeviri: Hande Karataş (tabutmag)

Kenardaki değil, öbürü

Söyleyecekleriniz vardır (var mı?)

Yorum yazabilmek için içeride olman gerek.