“Kitap Yazdı ve Öldü”

6 Temmuz 1962’de, 64 yaşındayken son nefesini verdi William Faulkner. O bir Jazz çağı sanatçısı, dünyaca ünlü edebiyat ustası, arka planı oldukça karmaşık müphem çocuk kitaplarının yazarı, iki Pulitzer ödül sahibi ve Nobel konuşmasının kendisi başlı başına bir sanat eseri olan Nobel adayıydı.

Belki sırf bu başarılı ve çok yönlü eserlerinden; belki sırf çok ihtiyatlı olduğundan Faulkner ölümünden sonra nasıl hatırlanacağı konusunda da oldukça titiz davranmıştı.

1946 yılında ‘Portatif Faulkner‘ adlı kitabı üzerinde çalışırken, efsane editör Malcolm Cowley, Faulkner’a biyografik detaylarını anlatması için baskı yapmış ancak büyük bir direniş ile karşılaşmıştı. Bundan üç yıl sonra, Life dergisi Cowley’den Faulkner hakkında kısa bir yazı yazmasını istemişti. Ancak Cowley’in Life dergisi için yazdığı Hemingway tezini okumuş olan Faulkner ona direnmekte haklı olduğunu hatırlamış ve davetsiz ve izinsiz bir biyografinin öznesi olmayı reddetmişti.

Faulkner Nobel ödülü almadan üç ay önce, Cowley’e yazdığı 1949 tarihli bir mektupta 51 yaşındaki yazar kendi mezar taşını yazıyordu:

Bunun benimle ilgili olmadığına son derece ikna olmuş ve kararlı durumdayım. Bunu sonuna dek protesto edeceğim: fotoğraf yok, kayıtlı belgeler yok. Hayatı konusunda oldukça kapalı olan bir birey olarak benim amacım tarihten lağvedilmek ve silinmek, geride hiçbir izbırakmamak. Basımı yapılmış kitaplarım ise benden geriye kalacak olan olmalı:

Keşke bundan otuz yıl sonrasını görmemi sağlayacak bir önsezim olsaydı. Gayem ve gösterdiğim her çaba, ölüm ilanım ve mezar taşımın üzerinde yazanlarla aynı anlama gelecek bütün bir hayatımın toplamı ve tarihi yalnızca şundan ibaret olmalıdır: Kitap yazdı ve öldü.

Faulkner’ın direnişiyle Anaïs Nin’in kendisi hakkında bir profilin çıkarılmasını reddetmesi aynı kaynaktan yayılmaktadır – Hiçbir hayat basit ve doğrusal olmadığından, onun sürekli evrimleşen karmaşık yapısını hareketsiz bir biyografi kutusunun içine sıkıştırmak -Walt Whitman’ın “izdiham” olarak adlandırdığı- mezara yapılan bir kötülüktür. İnsanlarla paylaşılmak üzere titizlikle hazırlanan biyografiler bireyin yanlış anlaşılmasına neden olacaktır.


Çev: Hande Karataş

Kenardaki değil, öbürü

Söyleyecekleriniz vardır (var mı?)

E-posta adresini paylaşmayacağız. * ile işaretlenmiş alanları boş bırakma yeter.